İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Temiz su için musluktan akan suya dikkat!

Temiz su erişimi en temel insan haklarından biri; ancak apartmanlar, okullar, hastaneler ve iş yerlerinde yaygın olarak kullanılan betonarme ve plastik su depoları, insan sağlığını tehdit ediyor. Peki yaşam alanlarında sağlıklı ve güvenli suya erişmek için ne yapmak gerekiyor?    

Yaşam kaynağımız olan kaynak suyu, doğru ortam şartlarında muhafaza edilmediğinde sağlığımızı tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamalara göre kirli içme suları; dizanteri, kolera ve tifo gibi hastalıkların bulaşma riskini artırıyor. Dünyada her yıl yaklaşık 2 milyon insan, su ile bulaşan hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor.

Apartmanlar, okullar, hastaneler ve iş yerlerinde yaygın olarak kullanılan betonarme ve plastik depoları, insan sağlığını tehdit eden etkenlerin başında geliyor. Peki yaşam alanlarında musluklardan akan kirli suyu içmeyerek sağlığımızı koruyabilir miyiz? Yetkililer alınacak bu tedbirin yeterli olmadığını açıklıyor; çünkü su; duş yoluyla, el ve yüz temizliğiyle, yıkadığımız sebze ve meyvelerle, demlediğimiz çayımızla ve pişirdiğimiz yemeklerimizle de sağlığımızı etkiliyor!

Tifo ve kolera gibi hastalıklara sebep oluyor

Ekomaxi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yağız

Ülkemizde yaygın olarak kullanılan betonarme ve plastik depolarının aşırı sıcak ve aşırı soğuklarda dış ortam şartlarından etkilendiğini ve suyun kimyasal yapısını bozduğunu belirten Ekomaxi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yağız, kirli depolardan gelen pis suların; tifo, kolera, sarılık, hepatit gibi bulaşıcı hastalıklara sebep olduğunu açıkladı:

“Çamaşır ve bulaşık makinesi ile hidrofor sistemlerini de bozabiliyor”

“UV ışınlarına karşı dayanımı olmayan, güneşin zararlarından ve ortamdaki nemden etkilenen plastik ve betonarme depolarında zaman içerisinde; pas, yosun ve bakteri oluşabiliyor. Suyun kimyasını bozan bakteriler, insan sağlığını tehdit ediyor. Kirli su aynı zamandan; çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ile hidrofor sistemlerini de bozabiliyor.

 “Binanın temelinde çürümelere neden olabiliyor”

Ülkemizde binalarda kullanılan su depolarının yüzde 90’ı binaların bodrum katında bulunuyor. Kullandığımız su, beton depolarda veya diğer uygun olmayan depolama metotları ile depolanıyor. Beton depolardaki oturmalar ve çatlaklar nedeniyle depodan binanın temeline su sızarak, temelde çürümelere ve bina statiğinde bozulmalara neden olabiliyor. Özellikle olası bir depremde bu bozulmalar ve çatlaklar, binanın temeli için ciddi bir sorun teşkil edebiliyor. Bu nedenle hem yapıların güvenliği hem de insan sağlığı açısından plastik veya betonarme su depolarını insan sağlığına ve bina statiğine önem veren toplumların tercih ettiği GRP ( Cam elyaf takviyeli kompozit su deposu)  ile değiştirilmesi hayati önem taşıyor” dedi.

 

Bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.